top of page
  • Seyhan Sevinçler

16 Ağustos ve Sonrası...

Güncelleme tarihi: 16 Ağu 2023


1997 yılında Marmara Ünivesite'sinden psikolojik danışman olarak mezun oldum. Yalova'da yaşamayı tercih ettim, ve kendi alanımda iş bulamadım.

Kendime hiç uygun olmadığını, ancak deneyimledikten sonra anladığım bir alanda çalışmaya başladım. Günümüzden 19 yıl önce, 1999 yılında, sıcak bir yaz gecesi korkunç bir deprem oldu. Bu helikopter görüntüsünü izlerken hala gözlerimden yaşlar akıyor, gördüğüm sokaklar, tanıdığım insanların evleri hala yüreğimi yakıyor.

Bu olay benim kendi mesleğime dönüşümün sebebidir. O güne kadar çalıştığım ve itiraf ediyorum hiç sevmediğim işten istifa edip kendi alanımda çalışmaya başladım. Özellikle 1999-2002 arasında depremzede çocuklar ve aileleri ile çalıştık Yalova'da. Ne zor günlerdi. Mesleğe böyle bir travmayla çalışarak balıklama daldım. O dönemde Unicef'in yurtdışından gönderdiği terapistlerden eğitimler aldık, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesinden gelen hocalardan süpervizyonlar aldık. Çok yoğun çalıştık. Çok zorlandık ama o günler mesleki olarak bana çok şey kattı.


Sonrasında mahalle afet gönüllüleri oluşumu için eğitmen olarak çalıştım. Gerçekten de olası bir depreme daha donanımlı ve hazırlıklı olmak için elimden ne geliyorsa yaptım. Ve işin kötüsü hazırlıklı olunabileceğine dair safiyane bir inancım vardı. Ta ki 2023'ün 6 şubatına kadar...

6 Şubat'ta gördüm ki; asla hazır değiliz. Aradan geçen 24 seneye rağmen durum '99'dan daha beter. Bu sefer elim ayağım kalkmadı, sahaya çalışmaya gidemedim. Şükür ki kendinde o gücü bulup sahaya koşan meslektaşlarım oldu. Ben gidemedim... Depremi yaşamayanın bunu anlaması zor belki ama benim hala aklımın bir köşesinde deprem korkusu yanar durur...


Ve alınamayan önlemler, tekrar eden felaketler ve rezaletler silsilesi bu korkuyu taze tutmaya yarıyor. Allah korusun yöntemiyle korunuyoruz.

Bir sonraki seferde bir enkaz altında kalmamak dileğiyle... 1999 yılında pek çok insan sabahı görememişti...


300 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Başarılı çocuk yetiştirmek isteyenler parmak kaldırsın!

Ebeveyn olma yolculuğu ilk olarak cinsiyet konusunda beklentilerle başlar. Kız olsa... erkek olsa... Çocuğun sağlıksız doğabileceği kaygısıyla insanlar cinsiyet tercihlerini ifade etmeyi bıraksalar da

bottom of page